mustafa can
  • Anasayfa
  • Hakkında & İletişim
  • İyi Bir Bilimsel Makale İçin Öneriler
  • Kimya
    • Elektromanyetik Dalganın Dalga ve Tanecik Özelliği
    • Elektromanyetik Spektrum
    • Cd Üretimi
    • Co üretimi
    • Fenolik Reçineler
    • Formaldehit Tayini
    • Infrared Spektrometri
    • Kimyasal Çizim Programları
    • Kromik asit nasıl hazırlanır?
    • Rodyumun Sulu Çözeltide Klorlu Ortamdaki Türlenmesi
    • Boya ve Boyar Maddeler
    • Boyama Özelliklerine Göre Sınıflandırılma
    • Genel Kültür Soruları
    • Metal Sulu Çözelti Türlenmeleri
    • Doğrusal olmayan bağlanım
  • Gezi Notları
    • 1 Gecelik Yaz Kampı İhtiyaç Listesi
    • Sibirya, Altay Özerk Cumhuriyeti, Moğolistan Notları
    • Melikler Yaylasından Dedegül Dağı
    • 57. Alay Yürüyüşü
    • Alifuatpaşa, Taraklı, Göynük, Dokurcun,
    • Bulak Mencilis Mağarası
    • Derinkuyu Underground City
    • Düzce Samandere Şelalesi
    • Gavurtarla Yürüyüşü
    • Kırsaldan Paylaşım Yapan İnternet Fenomenleri
    • Video Gallery
  • Click to open the search input fieldClick to open the search input fieldAra
  • MenuMenu
  • Link to Dribbble
Doğa Sporları, Kitaplardan

Aydınların Dini: izm’ler

İrfan, düşüncenin bütün kutuplarını kucaklayan bir kelime. Tecessüsü madde dünyasına çivilemeyen, zekâyı zirvelere kanatlandıran, beşerîyi ilâhi ile kutsîleştiren, uzun ve çileli bir nefis terbiyesi. İslâm, insanı parçalamaz. İrfan, kemâle açılan kapı, amelle taçlanan ilim. Batı’nın “kültür”ünde bu zenginlik, bu ihtişam, bu hayata istikamet veriş yok. İrfan bir mevhibedir. Cehitle gelişen bir mevhibe. Kültür, katı, fa­kir ve tek buutlu bir lâfız. İrfan, beşeri beşer yapan vasıfların bütünüdür. Kültür, homo ekonomikus’un kanlı fetihlerini gizlemeye yarayan bir şal. İrfan, dinî ve dünyevî diye ikiye ayrılamaz. Yani her bütün gibi tecezzi kabul etmez.

Kültür kaypaklığı, müphemiyeti ve seyyaliyetiyle Avru­pa’dır. Tarih edilmeyen ve edilemeyen bir kelime. Kâh su­da, kâh karada yaşayan bir hilkat garibesi. Alman için baş­kadır, Fransız için başka. Bazen içtimaî hayatın bütününü ifade eder, bazen bir alışkanlıklar, bir kazanılmış hünerler mecmuasıdır. Şimdi hayatın kendisidir, şimdi cilası.

Avrupa’nın kılı kırka ayıran tahlilci zekâsı bilgiyi dünye ve dinî diye ikiye böler. O’na göre dinî kültürle lâdinî kül­tür farklı mefhumlardır. Dünyevî kültür ne demek? Kültü­rü toprağa zincirleyen bu anlayış da bir ideoloji, yani bir al­datmaca değil mi?

Din asırlardan beri yaşayan ve nesilleri huzura kavuştu­ran, tecrübeden geçmiş bir inançlar manzumesi; sıcak, dost, köklü. Batı’mn dünyevî dediği kültür ise, hâkimiyeti­ni tahkim için düşman ülkelere ihraç ettiği sefil bir ideoloji. Taarruzun hedefi haçlı saferlerinden beri aynıdır; kılıçla ka-zanılamayan zaferi yalanla kazanmak. İdeolojiler tahribe yeltendikleri imanın yerine sahtelerini ikame etmek için uydurulan birer ersatz’dır. Başka bir deyişle, remizleri, me­rasimleri ve kiliseleriyle çağın icaplarına uydurulmuş birer inanç manzumesi. Rüştünü idrak etmemiş nesillere ilim di­ye yutturulan, yalnız zarflarıyla ilmî, muhtevalarıyla masal, birer bulamaç.

Şöyle diyelim; Avrupa Tanzimat’tan beri aynı emelin kovalayıcısıdır: Türk aydınında mukaddesi öldürmek. Mukad­desi yani İslâmiyet’i. Bu mukaddesin yerine kendi mukad­desini aşılayamazdı. Çünkü misyonerin hedefi, Devlet-i Âliyye’yi Hıristiyanlığa kazanmak yani, Devlet-i Âliyye ile bütünleşmek değil, ezelî düşmanını “etnik” bir toz yığını haline getirmekti, istediği kalıba sokacağı şuursuz ve irade­siz bir toz yığını. Kaldı ki İslâm’a teklif edeceği bir mukad­desi de yoktu, Avrupa’nın. Tahrip ameliyesi hiç değilse ay­dınlar “kesimi”nde tam bir başarıya ulaştı. Batı’nın muharref Hıristiyanlığa tevcih ettiği tenkitleri kendi dinimiz için de geçerli sandık. “Hür-endiş”likleriyle övünen nesiller tü­redi. “Hür-endiş”ler ananeye düşmandılar, tek mabutları vardı: teceddüt; tek mabetleri: Avrupa. Celâl Nuri, Abdullah Cevdet, Baha Tevfik ve Sabahattin Bey vs. Sözde bir isyandı bu… taassuba, istibdada karşı zekânın direnişiydi, lzmihlâlin mes’uliyetini imana yükleyen bu zavallılar bir asır önce­ki Fransız intelijansiyasının kiliseye karşı savaşını tekrarla­yan şuursuz birer aktördüler. Zehirli telkinleri mukavemet kalelerini yok etti. İmansız ve idealsiz nesiller türettik. Pu­suda bekleyen yabancı ideolojiler setleri yıkılan ırmaklar gi­bi yayıldılar ülkeye. Bunları üç zümrede toplayabiliriz:

  1. Hiçbir dünya görüşüne bağlı olmayan ve sırf ihraç maksadıyla uydurulmuş müstehase telkinler. Bizim için uy­durulduklarından onları millî diye vasıflandırdık. Bu tah­ripkâr telkinlerin mümeyyiz vasfı tarihe düşmanlıktı. Tari­he, yani millî birliğin, millî şuurun biricik mimarına. Os­manlı barbardı, İslâmiyet gericilikti, biz Hititler’in, Sümerli-ler’in çocuğuyduk vs.
  2. Bir nevi nasyonal sosyalizm. Nasyonal sosyalizm Al­man milletine mahsustur ve ithal edilemez. Ancak karika­türü, yani muharref bir nasyonal sosyalizm Türkleştirilebi-lir. Hayvanî’yi yani biyolojiği ilâhîleştiren bir inancın, bü­tün kavimlere kucağını açmış bir camiadan iltifat görmesi beklenemezdi.
  3. Sosyalizmler. Başka ülkelerin tezatlarını halletmek ve Hıristiyan Batı medeniyetinin karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak için imal edilen sosyalizmler bize tarihî çerçeve­lerinden sökülerek, içtimaî muhtevalarından tecrit edilerek ezelî ve ebedî birer nass gibi takdim edildi.

Üç zümrede topladığımız bu hazmedilmemiş ve hazmedilmesine imkân olmayan inanç manzumeleri, hep aynı iş­tiyakı cevaplandırmaktadırlar, yani her üç inanç da mahi­yetleri icabı dinîdirler. Mahiyetleri icabı dedik, zira üçünün de, ilmihalleri, rahipleri, remizleri vardır. Üçü de şuura de­ğil, şuuraltına hitap ederler. Tenkit ve münakaşaya taham­mülleri yoktur.

Geniş halk tabakaları, ecdattan müntekil imanlarına sıkı sıkıya bağlıdırlar. Rasyonel, irrasyonel gibi nevzuhur tefriklerden habersizdirler, islâmiyet’i toptan benimserler, ithal malı ideolojiler intelijansiyamızın inhisanndadır. Bütün zorlukları onlarla çözer, bütün meçhulleri onlarla aydınla­tırlar. İslâmiyet halk tabakalarının “kültür”üdür. Bu sözde dünyevî kültür ise aydınların dini…

Cemil Meriç. Bu ülke. s 175-176

25 Kasım 2008
Etiketler:Abdullah Cevdet, Avrupa, aydınların dini, Baha Tevfik, beşeri, buut, Celâl Nuri, Cemil Meriç, dinî, Düşünce, fikir, hilkat, ilâhi, intelijansiyası, İrfan, İslam, istibdad, izmihlal, izmler, karada, kutsal borç, kutsî, ladinî, mabet, mukaddes, nefis terbiyesi, Sabahattin Bey, suda, taassub, tecessüs, tecettüt, zeka
/wp-content/uploads/2016/06/avatar_sey_105_130.jpg00/wp-content/uploads/2016/06/avatar_sey_105_130.jpg2008-11-25 17:46:512009-01-20 16:24:47Aydınların Dini: izm’ler
Möglicherweise interessiert Sie:
Probleme odaklı olmak
Düşmanlarımızın Tanrısı
Hamâkat
Düşünce şüheyle başlar
Aktif Olma Alışkanlığını Geliştirin
Amasra
Kişisel gelişme, aydın olma: insan ol!
Kelimeler ve kavramlar üzerine
Mayıs 2026
PSÇPCCP
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
« Oca  

Akademik

  • Adsorption
  • alogps
  • BedavaYazılımlar
  • CAS Search Tool
  • DergiSınıflandırması
  • IAS
  • ISSN Dergi Kısaltmaları
  • IUPAC Solubility Data Series
  • Lasurface XPS database
  • nanovideolab
  • scimagojr.com
  • Simetri Notasyonları
  • Snyder Thermoelectric
  • Surface Chemistry
  • XPS Fotoelektron Spek.
  • Yuh-Shan HO

Genel

  • bbc english
  • budgetyourtrip
  • Cost of Living
  • HastalarındanÖğrendikleri
  • müzakere
  • nomadlist.com
  • Ucuza uçak bileti
  • websitegrader

Kimya

  • Orbitaller
  • polymerdatabase.com
  • PubChem
  • The Fascination of Crystals and Symmetry
  • timeshighereducation
  • visualelements
©Copyright mustafa can | Tasarım APRON
  • Link to Dribbble
Link to: Mücahiddin EvleniyorLink to: Mücahiddin EvleniyorMücahiddin EvleniyorLink to: Infrared Spektrometri 7 – B İnfrared Işın Kaynakları ve TransdüserlerLink to: Infrared Spektrometri 7 – B İnfrared Işın Kaynakları ve TransdüserlerInfrared Spektrometri 7 – B İnfrared Işın Kaynakları ve Transdüs...
Scroll to top