Böyle buyurdu Hayyam!

Bir zaman olur biri çıkar, “ben benim” der. Malı, parası ve altını olan benim der, Bazı işleri düzene girince bir süre, Pusudan ansızın çıkan ecel, “ben geldim”der. Hayyam, Babil Yayınları, 2005, Birinci Baskı, s. 121

Böyle buyurdu hayyam!

Dünya bağından, bir gün bile özgür değilim; Şu hayattan, bir an bile tat almış değilim. Ömrümce feleğe çıraklık yaptım; Hala dünya işinde, üstad değilim. Hayyam, Babil Yayınları, 2005, Birinci Baskı, s. 115

Böyle buyurdu hayyam!

Din yolunu bilmek şeriattir, O bilgi ile amel edersen tarikat, İlim ile ameli tanrı rızası için birleştirirsen, hakikate ulaşırsın. Buna hakikat derler; Kaynak: Rubai 338, Hayyam ve Rübaileri – Abdülbaki GÜLPINARLI

Böyle buyurdu hayyam!

Mal için bunzca gam yemek,Dünya için bunca zahmet çekmek de nedir? Ebedî olarak yaşayan birini gördün mü hiç? Bedenindeki şu soluk, eğreti verilmiştir sana, Eğreti ile, eğreti yaşamak gerek. Kaynak: Rubai 333, Hayyam ve Rübaileri – Abdülbaki GÜLPINARLI