mustafa can
  • Anasayfa
  • Hakkında & İletişim
  • İyi Bir Bilimsel Makale İçin Öneriler
  • Kimya
    • Elektromanyetik Dalganın Dalga ve Tanecik Özelliği
    • Elektromanyetik Spektrum
    • Cd Üretimi
    • Co üretimi
    • Fenolik Reçineler
    • Formaldehit Tayini
    • Infrared Spektrometri
    • Kimyasal Çizim Programları
    • Kromik asit nasıl hazırlanır?
    • Rodyumun Sulu Çözeltide Klorlu Ortamdaki Türlenmesi
    • Boya ve Boyar Maddeler
    • Boyama Özelliklerine Göre Sınıflandırılma
    • Genel Kültür Soruları
    • Metal Sulu Çözelti Türlenmeleri
    • Doğrusal olmayan bağlanım
  • Gezi Notları
    • 1 Gecelik Yaz Kampı İhtiyaç Listesi
    • Sibirya, Altay Özerk Cumhuriyeti, Moğolistan Notları
    • Melikler Yaylasından Dedegül Dağı
    • 57. Alay Yürüyüşü
    • Alifuatpaşa, Taraklı, Göynük, Dokurcun,
    • Bulak Mencilis Mağarası
    • Derinkuyu Underground City
    • Düzce Samandere Şelalesi
    • Gavurtarla Yürüyüşü
    • Kırsaldan Paylaşım Yapan İnternet Fenomenleri
    • Video Gallery
  • Click to open the search input fieldClick to open the search input fieldAra
  • MenuMenu
  • Link to Dribbble
Doğa Sporları, Kur'ân-ı Kerîm

Astronomi, Jeoloji ve Dağcılık

besmele

6- Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? (6) Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik?(7) Onun hiç bir çatlağı yok.(8)7- Yeri de (nasıl) döşeyip-yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda ‘göz alıcı ve iç açıcı’ her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.(9)

Kâf Suresi

6. Yukarıdaki beş ayette, Mekke kafirlerinin tutumlarının akıl dışı olduğu açıklandıktan sonra, Hz. Muhammed’in (s.a) ahiret hakkında verdiği bilgilerin doğruluğuna ait deliller ve isbatlar ortaya serilmektedir. Burada şunu iyice anlamak gerekir: Kafirlerin akıl erdiremeyip hayret ettikleri iki konu vardı. Onlardan biri, Hz. Peygamber’in (s.a.) , hak peygamber olup olmadığı idi. Bu konda daha önce iki delil ortaya konulmuştur. Birincisi şudur: Sizin önünüzde onun peygamber olduğunu açık bir şekilde ispat eden Kur’an-ı Kerim vardır. İkincisi de: O sizin kendi cinsiniz, kavminiz, akrabalarınızdan bir insandır. Ansızın gökten yahut başka bir gezegenden gelmemiştir ki, sizin için onun hayatı, hareket ve karakterini incilemeniz zor olsun. İtimat edilir biri midir, değil midir? Bu Kur’an kendisinin sözü olabilir mi, olamaz mı? Bütün bunları incelemeniz, aranızda yetişmiş bu insanı tanımanız için engel değildir. Bu bakımdan onun peygamberlik davasına şaşmanız yersizdir.
Bu delillendirme meseleyi geniş bir şekilde ortaya koyma yerine, iki özlü işaret şeklinde açıklamıştır. Çünkü çocukluğundan, gençlik ve olgunluk çağına kadar bütün hayatını bilip tanıdıkları Hz. Muhammed’in (s.a) , Mekke’de ortaya çıkıp Kur’an’ı onlara tebliğ ettiği zaman, bu işaretlerin bütün izahı, açıklığı, çevredeki herkes tarafından biliniyordu. Bu bakımdan onu bırakarak, şimdi o insanların tuhaf ve akıldan uzak dedikleri meselenin doğruluğunu genişçe ispatlamaktadır.

7. Burada “sema” (gök) den maksat: Gece gündüz insanın üzerini kapladığı o bütün derin kainattır. O kainatta gündüz güneş parlar, gece ay ve sayısız, hesapsız yıldızlar gözümüzü aydınlatır. Bunları insanoğlu çıplak gözle görünce hayrete düşer ama dürbünle bakarsa, nerden başlayıp nerde bittiği görülmeyen sınırsız geniş ve kocaman bir kainat gözleri önüne serilir. Bizim dünyamızdan yüzbinlerce defa daha büyük gezegenler bu kainat içinde bir top küre gibi yüzer dururlar. Güneşimizden binlerce defa daha parlak yıldızlar onun içinde parlarlar.
Bütünü ile bizim bu güneş sistemimiz, bu kainatın sadece bir kehkeşanı (Galaksi) sinin bir köşesine sıkışmıştır. Sadece bu bir galakside bizim güneşimiz gibi yüzbinlerce sabit yıldız vardır. Bu ana kadar beşer müşahedesi bu şekilde, bir milyon galaksinin varlığını tespit etmiştir. Bu yüzbinlerce galaksiden bize en yakın komşu galaksi, ışık senesine göre bir milyon senede ışığı yeryüzüne ulaşan bir mesafede bulunmaktadır. Bu da insanoğlunun şu ana kadar bilgi ve görgüsünün ulaşabildiği kainatın genişliğinin sadece bir parçasıdır. Allah’ın kudret ve azameti ne kadar geniştir, bunu biz ölçemeyiz. İnsanın bildiği ve düşünebildiği kainat gerçek kainat karşısında belki de denizde bir damla kadar bile değildir. Allah’ın yarattığı bu muhteşem varlık alemi konusunda küçücük, konuşan bir hayvan olan insanın, “Öldükten sonra tekrar nasıl diriltilebiliriz” diye inkar etmesi onun aklının kısalığındandır. Kainatın yaratıcısının kudreti bu kadar basit bir şeyden nasıl aciz kalır?

8. Yani, bu hayrete düşüren genişliğine rağmen, muhteşem kainat nizamı o kadar sağlam ve birbirine bağlıdır ve bu irtibatlar o kadar sağlamdır ki, boşluğu içindeki hiçbir yerde yarık ve çatlak yoktur. Ve onun birbiri ile olan irtibatı herhangi bir yerde kopmamaktadır. Bunu bir misalle daha iyi açıklayabiliriz. Yakın zamanda feza araştırmacıları bir galaksi sistemini görüp keşfetmişlerdir. Ve adına da, “Kaynak 3 C. 2.95.” (Source 3 C. 2.95) demişlerdir. Bu galaksi hakkında, bize şu anda ulaşan ışıkların dört milyar senede gelebildiği tahmin edilmiştir. Eğer yeryüzü ve bu galaksi arasında kainat bağı ve irtibatı bir yerden kopuk ve herhangi bir yerinde çatlak olsa idi, o kadar uzak mesafeden bu ışıklar yeryüzüne nasıl ulaşabilirdi?
Allah Teala bu hakikatlere işaret ederek aslında insanoğlunun önüne şu soruyu koymaktadır: Benim kainatımın bu düzeninde en ufak bir çatlaklık bulunmadığına göre, benim kudretimi tanımak konusunda senin dünya imtihanın bitince, hesaba çekilmen için, tekrar seni diriltip karşıma çıkarmamda aciz kalacağımı nasıl düşünübelirsin? Bu sadece ahiretin mümkün olduğunu değil, ayrıca Allah’ın birliğini de ispat etmektedir. Dört milyar ışık yılı mesafeden bu ışıkların yeryüzüne ulaşması ve burada insanların yaptığı aletlerle tesbit edilmesi, bu galaksiden başlayarak yeryüzüne kadar bütün kainatın birbirine bağlı tek maddeden yaratıldığını, ona bir tek kuvvetin hükmettiğini ve hiç bir fark ve ayrıcalık olmadan aynı kanunlar ölçüsünde hareket ettiğini bize göstermektedir. Öyle olmasaydı bu ışıklar ne buraya kadar ulaşabilir ne de insanlar, yeryüzü ve çevresine hükmeden kanunları öğrenerek yaptıkları aletlerle onu tespit edebilirlerdi. Bu da bütün bu kainatın yaratıcısının, yöneticisinin, sahibinin, hakiminin bir tek Allah olduğunu bize isbat etmektedir.

9. Geniş bilgi için bakınız: Nahl an: 12-14, Neml an: 73-74, Zuhruf an: 7.
Muvahhid – Tefhîmu’l Kur’ân Modülü

19 Ekim 2007
/wp-content/uploads/2016/06/avatar_sey_105_130.jpg00/wp-content/uploads/2016/06/avatar_sey_105_130.jpg2007-10-19 11:26:442007-10-19 11:41:33Astronomi, Jeoloji ve Dağcılık
Mayıs 2026
PSÇPCCP
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
« Oca  

Akademik

  • Adsorption
  • alogps
  • BedavaYazılımlar
  • CAS Search Tool
  • DergiSınıflandırması
  • IAS
  • ISSN Dergi Kısaltmaları
  • IUPAC Solubility Data Series
  • Lasurface XPS database
  • nanovideolab
  • scimagojr.com
  • Simetri Notasyonları
  • Snyder Thermoelectric
  • Surface Chemistry
  • XPS Fotoelektron Spek.
  • Yuh-Shan HO

Genel

  • bbc english
  • budgetyourtrip
  • Cost of Living
  • HastalarındanÖğrendikleri
  • müzakere
  • nomadlist.com
  • Ucuza uçak bileti
  • websitegrader

Kimya

  • Orbitaller
  • polymerdatabase.com
  • PubChem
  • The Fascination of Crystals and Symmetry
  • timeshighereducation
  • visualelements
©Copyright mustafa can | Tasarım APRON
  • Link to Dribbble
Link to: Varlık üzerine…Link to: Varlık üzerine…Varlık üzerine…Link to: Dünya’yı değiştirmek için Nurettin TOPÇU demiş ki…Link to: Dünya’yı değiştirmek için Nurettin TOPÇU demiş ki…Dünya’yı değiştirmek için Nurettin TOPÇU demiş ki…
Scroll to top